Beykoz Haberleri Forumu Tokatkoy Ve Beykoz Hakkında Hersey burada Tokatkoy Beykoz Tokatkoy Tarihcesi Radyopower Dnle


    KANLICA TARİHCESİ

    Paylaş
    avatar
    UggUR99
    Admin
    Admin

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 81
    Yaş : 25
    Nerden : BeYKoZ/TokatKOY
    İş/Hobiler : deejayylik
    Lakap : 99
    Kayıt tarihi : 11/01/09

    KANLICA TARİHCESİ

    Mesaj tarafından UggUR99 Bir Çarş. Şub. 18, 2009 1:15 am

    İstanbul boğazının Anadoluhisarı ile Çubuklu arasında yer alan Kanlıca'nın hemen güneyinde, eskiden Phiela[manoli] körfezi denilen Kanlıca koyu yer almaktadır. Kanlıca Denize doğru bir çıkıntı meydana getirmektedir.Bu çıkıntı Bizans kaynaklarında, Phrixu Limen olarak adlandırılmaktadır. Bülbül deresinin ağzında yer alan bu koy Osmanlı döneminde, özellikle 19. yüzyılda düzenlenen mehtap şenlikleri ile ünlü olduğu bilinmektedir. Bu koy'a ayrıca ******'ün yatı Savarona'nında sık sık demir attığı bilgisine, Cumhuriyet dönemi gazetelerinde ve hatıratlarda rastlanmaktadır. Kanlıca adının kağnı arabası kullandıkları için "kanglı" olarakisimlendirilen bir Türk kabilesinden türediği iddia edilmektedir.Beykoz, Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra bu yöreye insanların Anadolu'dan kağnılarla gelmesi sonucu, önceleri "Kağnılıca" olarakanılmaya başlayan semt, zaman içersinde "Kanlıca" adını almıştır. Kanlıca'nın Bizanslılar döneminde Elasos yada Olasos olarak adlandırıldığı vu bu semtin, zengin toplum kesimlerinin itibar ettikleri bir yazlık mekan olduğu, tarihi kaynaklardan karşımıza çıkan bir başka bilgi kaynağıdır.Kanlıca vapur iskelesi yanında yer alan İskender paşa Camii, Kanlıca'nın tarihi yapılarından birisidir.


    1559-1560 yılları arasında bu camiyi yaptıran, İskender paşa Kanuni Sultan Süleyman'ın vezirlerinden olup, bostancıbaşılıktan bu göreve yükselmiştir. İskender paşa, osmanlı tarihinde "Magosa Fatihi"olarak da bilinmektedir. İskender paşa cami'nin bir diğer önemi;Mimarının Ünlü Mimar Sinan olmasıdır. Cami'nin yanı başında, İskender paşa ve oğlunun birlikte yattıkları İskender paşa türbesi yer almaktadır. Sayın Samiha Ayverdi, bu türbe ile ilgili olarak şu gözlem ve hatırasını aktarır: " Elli-atmış sene evveline kadar bir ihtişam durağı halinde olan İskender Ahmet paşa türbesi, köy halkının saygı ve gurur köşesi idi.İstanbul'da mektebe yahut imtahana girecek olan gençlerin bu türbeyi ziyaret ederek ondan destur almaları köyün ananesi olduğu gibi, her sabah işine gitmek için vapura binenlerin yada inenlerin türbe önünde,üç ihlas bir fatiha okumaları keza bir mahalli gelenekti."Bununla birlikte bu türbe'nin hemen yanında, bugüne kadar gelebilmiş bir muvakkithane, bulunmaktadır. Kanlıca yalıları ile de tarihsel bir kimlik kazanmıştır. Öyle ki;IV.Murat döneminin şeyhülislam'larından Bahai efendinin yaptırdığı biryalı nedeniyle Kanlıca Koyu, "Bahai koyu" olarak da anılmaya başlamıştır. Bahai efendi'nin yalısı, 19. yüzyılda yanarak yok olmuştur. Burada ihtisap ağası Kör Tahsin efendi, yeni bir yalı yaptırmıştır. Bu koy'un sol tarafında Hacı Raşit bey yalısı yeralmaktadır. Özellikle 19. yüzyıldan itibaren önde gelen devlet adamları, yaz mevsimlerini, Kanlıca'da geçirirler ve devletin kaderi ile ilgili konularda bir çok önemli olaya burada karar verirlerdi. Tanzimat döneminin en önemli paşalarından olan Ali paşa'nın burada ki yalısında çok önemli siyasi görüşmelerin yapıldığı bilinmektedir. Türk-Yunan Muahede'si, Ali paşa'nın yalısında imzalanmıştır.


    Kanlıca semtinde ki meşhur yalılardan bir diğeri de, Saffet Paşa yalısıdır. Bu tarihi yalıda da bir çok önemli toplantı yapılmış, birçok yabancı devlet adamı, hariciye nazırlığı ve bir dönem sadrazamlık yapan Saffet paşa'yı bu yalı da ziyaret etmişlerdir. Bu yalılar yanında, Kanlıca koyu'nun sol tarafında yer alan Nuran ve Turan Barlas tarafından restore ettirilen, yağlıkcı Hacı Reşit bey yalısı da tarihi değer taşıyan yalılardandır. Başlangıçta çeşitli Valiliklerde bulunan Vecihi paşa tarafından yaptırılan, ancak Kavalalı Mehmet Ali paşa'nın torunu Prenses Rukiye tarafından 1895 yılında yeniden yaptırılan ve Rukiye Sultan yalısı olarak da adlandırılan yalı da, burada sözü edilmesi gereken tarihi yapılardandır. Prenses Rukiye, Sadullah paşa'nın oğlu Nusret bey ile evlenmiş, ve Nusret bey'in annesi, yalının kendi payına düşen kısmını gelinine hediye etmiştir. Prenses Rukiye bir süre sonra yalıyı mısırlı İffet hanım'a satmış, İffet hanım'ın memleketine kaçmasından sonra da yalı, 1957 yılında Özdemir Atman tarafından satın alınmıştır.Bir botanik aşığı olan ve üç padişahın baş hekimliğini yapan Hekimbaşı Salih efendi tarafından Hekimbaşı yalısıda bir başka güzellik abidesidir. Çeşitli bitkilerden çeşitli ilaçlar üreten ve adını Osmanlı Modern tıp tarihine yazdıran Hekimbaşı Salih efendi'nin yaptırdığı bu muhteşem görünüşlü yapı, 1978 yılında yeniden restore edilmiştir.
    Sözü yalılardan açıp da Halil Ethen paşa yalı'sından söz etmemek mümkün değildir. II.Abdülhamit döneminde bir süre sadrazamlık yapan Ethem İbrahim paşa tarafından yaptırılan yalı, Osmanlı tarihinin son dönemlerinin bilinen bir çok simasını bünyesinden çıkaran bir aile tarafından yaptırılmıştır. 1830 tarihinde Fransa'ya gönderilen Ethem paşa tarafından yaptırılan yalı, onun Fransız mimarisinden ne denli etkilendiğini de gözler önüne sermektedir. Ethem paşa öldükten sonra yalı, Ethem paşa'nın en küçük oğlu Halil Ethem paşa'nın adıyla anılmaya başlanır. Ethem paşa'nın bir diğer oğlu da, meşhur sanat adamı Osman Hamdi Bey'dir. II.Abdülhamit döneminde yaptırılan ve Dr. Osman Yargıcı tarafından restore ettirilen Rıza bey yalısı ve son olarak da kadri bey yalısı;Kanlıca semtinin tarihi değer taşıyan binalarındandır. Kanlıca'nın bir diğer güzelliği de, Fıstıklı yokuşundan körfeze inen alanda, I.Mahmut zamanında kurulan ve padişahlar tarafından büyük ilgi gören Mihrabat korusudur. Mihribat korusuna, Nevşehirli Damat İbrahim paşa tarafından yaptırılarak III.Ahmet'e hediye edilen Mihribat kasrının adını verdiği iddia edilir. ne yazık ki Mihribat kasrı.yeniçeri isyanları sırasında yakılmış yıkılmış ve yok edilmiştir.Mihribat Korusu, görkemli tarihine rağmen gittikçe küçülmüştür. Yahya Kemal'in gözlerden uzak saatler geçirmek için, tercih ettiği Mihribat korusu pek çok şaire ve yazara ilham olmuştur.Kanlıca, eskiden beri mehtabıyla ve semtde düzenlenen eğlenceleriyle ünlüdür. Ki yüz yada üç yüz kayıkla bahai körfezinden[Kanlıca koyu]Boğaza açılarak yapılan mehtap gezileri, bir çok romanın ve şiirin konusu olmuştur. Körfezin etrafını çevreleyen koru bülbül yatağı olduğundan, burada denize dökülen dereye "Bülbül deresi" adı verilmiştir. Burada ki bülbül dinlenceleri çok meşhurdur. Sazlı sözlü eğlencelerin yapıldığı bu mekanda dalyanların da kurulduğu tarihi kayıtlarda mevcuttur. Kanlıca birbirinden güzel tarihi çeşmeleri ile de ünlüdür. Kanlıca'daki başlıca çeşmeler şunlardır: Berberbaşı Ali Efendi çeşmesi, Dutdibiçeşmesi, Halepli çeşmesi, Mahmut Aziz Bey çeşmesi,Mehmed Sait Efendi çeşmesi, Orta çeşme, Baba Ali çeşmesi.Halepli çeşmesi ile ilgili olarak A.Cabir Vada, Boğaziçi konuşuyor adlı önemli kitabında şu satırlara yer verir:" İnşa tarihi ve banisi malum değildir. Şosenin inşasından evvel,muhaddep hazineli ve uzun bir çeşme idi. Şimdi ki binası 1931 senesinde İstanbul Belediyesi tarafından betonarme usulünde inşa ettirilmiştir.Şosenin inşaası ve yolun tevsii münasebetiyle, çeşmenin cephesi ile pek muhtazaman tonoz hazinesinin yıktırılması zarıreti hasıl olmuştur.(...) Suyu bol ve tatlıdır. Çay ihzarına sarnıç suyundan dahaelverişlidir. Çeşmenin manbaı, bugün şekibe'nin tasarrufunda bulunan ve Kadimen karlık bayırı tesmiye edilen arazinin mezarlık yoluna bakanköşesinin biraz gerisinde kazılmış olan kuyudur. "(Daha detaylı bilgiler için "KANLICA'DAN"başlıklı bölüme bakabilirsiniz.Kaynak:internet


    _________________
    1
    9
    0
    8
    Forum Hakkında Bir BilGin yoksa bu Adrese Tıklayınız http://tokatkoy.eniyiforum.net/faq.htm bu adrese tıklayınız...

    WwW.TokaTKoy-SpoR-SaLoNumuZ.Tr.gg
    www.RaDYoPOwER.COm


    Bu SiteMiz GOogLEda HArika GidiyoR..

    BeyKozDa 1 numarayız

      Forum Saati Perş. Ara. 14, 2017 2:37 am